İngilizce Spor Terimleri

Hangi dili konuşuyor olursanız olun, spor, bir sohbette sıkça kullanılan konulardan biridir. Burada spordan bahsederken kullanabileceğiniz İngilizce spor terimleri bulabilirsiniz.

Top veya bir disk içeren sporlar veya takım sporları için PLAY kelimesini kullanın.

Örnekler:

badminton
basketball
baseball
football
golf*
hockey
rugby
tennis

Nasıl kullanılır?

Dennis plays basketball with his friends after class.

(Dennis derslerden sonra arkadaşlarıyla basketbol oynuyor)

Robert loves playing football.

(Robert futbol oynamayı seviyor)

Let’s play golf this weekend.

(Haydi, bu haftasonu golf oynayalım)

I play tennis every chance I get.

(Her fırsat bulduğumda tenis oynuyorum)

Let’s play ball!

(Haydi, top oynayalım)

-ing ile biten fiillerde veya bağfiillerde GO kelimesini kullanın.

Bu spor türlerini –ing formunda veya bağfiil formunda kullanılırken görürsünüz. Örnek:

swim/swimming
fish/fishing
ski/skiing
run/running
skate/skating

Nasıl kullanılır?

“Go” ve spor arasında “to” kullanılmaz. “I go swimming” denir, “I go to swimming” yanlış bir kullanımdır.

Do you swim?/Yes, I love to go swimming!

(Yüzmeyi seviyor musun?/Evet, yüzmeye gitmeyi seviyorum!)

He runs every day. Do you go running?

(O her gün koşuyor. Sen de koşmaya gidiyor musun?)

I like going to Hunter Mountain for skiing and snowboarding.

(Kayak ve snowboard yapmak için Hunter Dağı’na gitmeyi seviyor.)

Igor ice skates every morning before class.

(Igor her gün sınıftan önce buz pateni yapmaya gidiyor)

Not: Bu sporlar genelde takım sporu değillerdir. Bu onları hatırlamanın bir yolu olabilir.

Top veya disk kullanmayan sporlar için DO kelimesini kullanın

karate/martial arts
gymnastics
yoga

Nasıl kullanılır?

I do yoga every day.

(Her gün yoga yapıyorum.)

Helene has been doing karate for 5 years.

(Helene 5 senedir karate yapıyor.)

*Her iki şekilde de kullanılabilen bir spor var: Golf

Let’s play golf on Saturday.

(Haydi, cumartesi golf oynayalım.)

Do you golf on the weekends?

(Hafta sonları golf yapıyor musun?)

Spor sözlüğü:

Sporla ilgili işinize yarayabilecek kelimelerin bazıları aşağıda.

athlete – a person who is trained in or plays sports very well

(bir sporda idmanlı veya o sporu çok iyi yapan kişi, sporcu)
Lionel Messi is my favorite athlete.

captain – a player who has been chosen to lead his or her team

(takımını yönetmesi için seçilmiş kişi, kaptan)

champion - someone or a team who has won a competition

(bir yarışmayı kazanan kişi veya takım)
Next week, our team is playing the championship team. I hope we do well!

championship – the final game in a series that decides the champion

(şampiyona, şampiyonun belli olduğu nihai maç.)
The championship game was very exciting!

playoffs – a series of games played at the end of the regular season to determine the champion

(pleyof, sezon sonunda şampiyonun belli olması için yapılan maç serileri)
This year, the two teams will face each other again in the playoffs.

spectators – people who attend a sporting event to watch it

(seyirci, bir spor olayına seyretmek amacı ile katılan kişiler)
The spectators at the match were very enthusiastic about the team’s playing.

stadium – a large building where some sporting events are played

(stadyum, bazı sporların yapıldığı geniş alan)
What time are you getting to the stadium to see kick-off?

İngilizce'de spor veya hastalık gibi günlük konuşma kalıplarını öğrenmek ve günlük konuşmanızı ilerletmek için Kaplan'ın sunduğu Genel İngilizce kurslarını inceleyebilirsiniz.

Udostępnij to