İngilizcede filmler hakkında nasıl konuşulur?

 

Herkes filmleri sever ve sinema kültürümüzün önemli bir parçasıdır. Bir film izlemek İngilizce dinleme becerilerinizi geliştirmeniz için harika bir yoldur ve sizlere dilin diğer alanlarını geliştirme imkanını da verir.

Kaplan'ın yaptığı bir araştırma, Harry Potter'ın derste İngilizce öğretilmek için en çok kullanılan film olduğunu ortaya çıkarmıştır. Ayrıca İngilizce öğrencilerinin dil bilgilerini geliştirmek için de Harry Potter izlediklerini keşfettik.

Arkadaşlarınız veya sınıf arkadaşlarınızla filmler hakkında konuşurken size yardımcı olacak bir kelime listesi oluşturduk.

Trailer: (Fragman) Filmi izlemeden önce genelde fragmanları izlersiniz. Bunlar ana filme geçmeden önce diğer filmler hakkında gördüğünüz kısa reklamlardır.

'I want to get to the cinema on time so we don't miss the trailers.'

Genre (Tür): Tür filmin tarzıdır. Aksiyon veya drama gibi çeşitli türler vardır. Burada bilinmesi gereken birkaçı var:

  • Rom Com: Romantik komedinin kısaltmasıdır ve ünlü olanları arasında When Harry Met Sally ve Love Actually vardır.
  • Costume drama: Ayrıca dönem drama olarak da bilinir, bu dramatik filmler tarih boyunca farklı zamanlarda çekilmiştir ve içerisinde kostüm ve tarzlar da yer alır. Örnekleri arasında Pride and Prejudice ve Elizabeth vardır.
  • Thriller (Gerilim): Gerilim, genellikle aksiyon ve büyük çaplı çözülmemeyi barındıran dramatik bir filmdir. Ünlü gerilimler arasında The Usual Suspects ve Vertigo vardır.
  • Tearjerker (Acıklı Film): Tearjerker acıklı filmler için bir terimdir, genellikle ağlamanızı sağlar. Klasik acıklı filmlerden bazıları
    It’s A Wonderful Life and Bambi.
Popcorn is great for every film - no matter what the genre.

Cameo (Küçük rol):

Cameo, bir aktör veya ünlü bir kişinin bir filmde beklenmedik bir rolüdür.

I really enjoyed Mike Tyson’s cameo in the Hangover.”

Spoiler (Bilgi verme): Spoiler, filmi görmeyen biri için filmin bir kısmını açığa çıkaran kısa bir bilgidir. Filmler hakkında konuşurken, filmin sonunu açıklayan spoiler vermemeye dikkat edin.

I was going to watch the Sixth Sense, but I’ve heard too many spoilers.

Director’s cut (Yönetmenin Kurgusu): Director's cut aynı filmin farklı bir versiyonudur ve yönetmenin kendi görüşüne daha yakındır.

I prefer the Blade Runner director’s cut as it has a much better ending.

Bloopers (Çekim Hataları): DVD izliyorsanız ekstralar kısmında bazen çekim hataları veya 'film hataları' seçeneği
vardır. Bunların aktörlerin yanlış ezberler yaptıkları veya set ortamında gırgır yaptıkları bölümlerdir.

The bloopers were the funniest thing about that film.

Bir dahaki sefere bir film izlediğinizde, onunla ilgili konuşurken bu terimleri kullanmaya çalışın. Umarım çok fazla çekim hatanız olmaz :)

Daha detaylı bilgi için Kaplan eğitim methodunu görün ve örnek derslerimizden 'Movies' dersini izleyin.

Paylaş